logo

Saç Ekimi

Saç Ekimi

N.I.T.(Needle Implantation Technique) yöntemi ile FUE Saç ekimi

Estetik Cerrahi yaşlanmayla ortaya çıkan sorunları düzelterek, kişinin yaşamını fiziksel ve ruhsal açıdan daha iyi hale getirmeyi amaçlar. Estetik cerrahlar ise bilim ve sanatı birlikte kullanarak doğal güzelliğe en yakın olanı yakalamaya çalışırlar. Cerrahi yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz müdahalelerde tek bir amacımız vardır; hastalarımızın kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak. Bunu,”önce zarar verme” prensibine uygun vücudumuzun fonksiyonel yapısını bozmadan gerçekleştirdiğimiz estetik cerrahi operasyonlar ile elde ederiz. Saç ekimi erkekler için uygulanan estetik operasyonların başında geliyor. Ne yazık ki çevrenizde saç ekimi sonrasında estetik olarak iyi neticelerin elde edilmediği, hatta geçmişe nazaran kişinin psikolojisini bozan sonuçları görebilirsiniz. Bu sonuçlar saç ekimi hakkında “saç ekimi demek ki böyle bir sonuç kazandırıyor” ön yargısı oluşturmasın. Gördüğünüz kötü sonuçların birkaç nedeni var; yanlış teknik seçimi, uzman olmayan insanların bu işlemi gerçekleştirmiş olması,yanlış planlama ve kişinin kendisine ait özellikler (yanlış beklenti, saçlarının ekim işlemi için uygun olmaması gibi).

Saç çizgisini biz bir resmin çerçevesine benzetiriz. Güzel bir resmi güzel bir çerçeve daha da güzel kılar. Bu yüzden öncelikle kişiye özel (yaşına, alın yapısına, şakaklardaki saçların dökülme miktarına göre) bir planlama yapmak gerekir. Bundan sonraki aşama olabildiğince sık, saçların orijinal saçlar gibi deriden çıkış açısı ve yönüne sahip saçlar elde etmektir. Buna yönelik günümüzde dünyada bazıcerrahlar tarafından da büyük kabul görmüş “stick and plant” tekniğini kullanmak gerekiyor. Bu şekilde bir saç ekimi gerçekleştirildiği taktirde, saçlar ister uzun ister kısa tutulsun doğal olandan ayırt edilemeyecek bir görüntü elde etmemiz sağlanmış olur. Bununla birlikte biz hastalarımıza, etkinliği ispat edilmemiş, kulağa hoşgelen ancak sonuç itibari ile ne hastayı ne de cerrahı mutlu edecek sonuçlar sunmayan teknikleri uygulamıyor ve önermiyoruz. Estetik cerrahinin sanatsal yönü yanında bilimsel yönünü de ön plana çıkararak hastalarımıza bu bilim dalı ile ilgili doğru yönlendirmeler yapmaya çalışıyoruz.

Brezilyada çalıştığım yıllarda dikkat ettiğim ve ülkemiz için de temennisinde bulunduğum durum; insanların estetik cerrahi konusunda çok bilinçli oldukları , ve ameliyat sonuçlarından duydukları büyük memnuniyetti. Bunun birkaç nedeni var; birincisi insanların kendilerine ait problemin tanımını çok iyi yapabilmeleri ve bunun için bir plastik cerrahi uzmanına başvurmalarının bilincinde olmaları, ikincisi ameliyat sonrası süreci (ödem, yara iyileşme süreci…) rahatlıkla kabullenmeleri, bir diğeri ise; ortaya çıkacak sonuç ile beklentilerinin örtüşüyor olması. Böylece biz ne kadar başarılı bir ameliyat yapmış olursak olalım esas önemli olan “hasta mutluluğu”nu kolayca yakalamış oluyoruz.

 “FUE” nedir?

    FUE –follicle unit extraction- folliküler ünite adını verdiğimiz saç veya saç gruplarının, deriyle olan bağlantısını yarı-dairesel hereket yapıp ayırarak köklerin deri altı tabakadan dış ortama alındığı ve ardından ihityaç olan saçsız alana nakledildiği bir saç ekimi operasyonudur. Çeşitli çaplarda “micropunch” adı verilen aletlerin uygun yönde ve uygun derinlikte hareket ettirilmesi, köklerin zarar görmemesini sağlar. “FUE” terimi, köklerin alım işlemini tarif etse de günümüzde artık bir saç ekim tekniğini temsil etmektedir. Operasyon sonrası süreç; FUT yani şerit yöntemi sonrası yaşanan sürece göre oldukça rahat geçtiğinden ve ileride bahsedileceği avantajlarından dolayı hastaların büyük bölümü FUE tekniğini tercih ederler. FUE tekniğinin izsiz bir operasyon olarak sunulmasının nedeni ise vücudumuzda 1 mm den küçük yaraların iz bırakmadan iyileşmesinden kaynaklanmaktadır. Ama aslına bakarsanız kökleri aldığımız her noktada oldukça küçük beyaz noktasal izler kalmaktadır. Ancak her bir noktanın çevresindeki saçlar bu noktaları rahatlıkla kamufle edebilmektedir. Hatta 1 yıl sonra aynı bölgeden rahatlıkla tekrar kök alabilme hakkımız doğmaktadır. Bununla birlikte kesi ve dikişin kullanıldığı FUT tekniğine göre değerlendirildiğinde izsiz bir operasyondur denilebilir.

    FUE metodunda, saç kökleri, farklı çaplarda (0,6 dan 0,8 mm’ye kadar değişen) “punch”adı verilen uçları keskin borucukların saç kökü etrafında dairesel olarak yaptığıkesiler ile çıkarılır. Nitekim, saç kökleri derinin yüzeyel tabakalarına sıkıca tutunmasına karşın, bunun altındaki yağ tabakasına gevşek bir bağ ile bağlıdır. Yaptığımız bu dairesel kesi sonrası bir penset yardımı ile traksiyon (çekme) ve rotasyon (döndürme) hareketlerini yaparak follikül üniteyi yerinden rahatlıkla çıkarmak mümkündür. Bu işlem sırasında cerrahın tecrübesi sayesinde, punch’ın dairesel olarak yaptığı kesinin derinliği kıl köküne kadar uzanmadığından kökün zarar görme ihtimali yoktur.Ancak uygun çapta punch kullanılmadığında (özellikle çoklu follikül üniteler için gereğinden ince çapta punch kullanılıyor ise) transeksiyon adını verdiğimiz olay gerçekleşir ve kıl köklerinden en az biri alınamadan yerinde kalır. Bu yüzden farklı saç kökü yapısına sahip her hasta standart çapta uç kullanmak doğru değildir. Yazılı ve görsel basında “biz 0,3- 0,4 mm uçlar kullanıyoruz” diyerek saç ekimi yaptıracak kişileri etkilemeye çalışmak; etik dışı, bilim dışı ve mantık dışı iddialardır.

FUE ile sac ekiminde özel bir teknik:  N.I.T.(Needle Implantation Technique)

Saçların ekim sonrasında doğal görünmesini sağlayacak faktörlerin başında doğru yön ve çıkış açısıyla ekilmesi gelmektedir. Bu, cerrahın mikrocerrahi tecrübesi, el becerisi ve sanatçı bakış açısı ile mümkündür. Saçlarımız, ön çizgiye yakın bölgede, arka bölgelere göre, deriden daha dar açıyla çıkar, bu açı geriye doğru gidildikçe ise genişler. Saçlar, vertex dediğimiz tepe bölgesinde ise spiral şeklinde uzanım gösterir. Bunlar doğal saç yapısına ait özelliklerdir.Artık bilinen bir gerçek var; titiz bir planlama, doğru bir teknik ve özverili bir çalışma ile doğala en yakın tarzda saçlar elde edebiliyoruz. Özellikle şakak bölgelerinde saç köklerinin aşağı ve arkaya doğru yönelimli olarak ekilmesi geç dönemde, ayırt edilemeyecek kadar doğal neticeler elde etmemizi sağlar. Köklerin yerleştirileceği kanal açma ve yerleştirme işlemi çok ince iğne uçları ile aynı anda yapıldığı için arzu ettiğimiz çıkış yönü ve açısını biz tayin edebiliyoruz. Yani herşey bizim kontrolümüz altında. Yeter ki doğru bir saç çizgisi dizayn etmiş olalım.

Peki kimler FUE için ideal adaydır?

  1. Saçlarını özellikle kısa tutmayı tercih edenler. Şerit yöntemi kesinlikle arkadan bakıldığında görülen yatay çizgisel bir iz bırakacağından bu kişilerin kaçınılmaz olarak FUE metodunu seçmeleri gerekir. Her nekadar FUE metodu ile köklerin alındığıyerler kendiliğinden iyleşirken, küçük beyaz noktalar şeklinde iz kalsa da doğru cilt tipi ve 1 cm2 den belli miktarda kök elde edilmesi ve punch çapının ince olarak seçilmesi bu iz miktarını, saçlar kısa olduğunda dahi rahatsız etmeyecek noktaya indirmiştir.
  2. Özellikle ön saç çizgisi ve şakak bölgelerindeki gerilemelerden şikayetçi olup ileride tekrar saç ekimi ihtiyacı olabileceği düşünülen gençler.
  3. Daha önce şerit yöntemi yapılmış ancak yeni bir saç ekimi ihtiyacı olan , veya mevcut durumundan memnun olmayıp düzeltme operasyonu talep edenler.
  4. Daha önce geçirilmiş şerit metoduna ait verici bölgedeki izin kamufle edilmesi için.
  5. Geçirilmiş bir travma(yanık, trafik kazası) ya da doğuştan saç, kaş, sakal ve bıyık kaybı olanlar.

Mikromotor yardımlı FUE

Köklerin alımı elle mi, yoksa Mikromotorla mı yapılmalı? Mikromotor köklere zarar veriyor mu? Bugünlerde hastalarımızdan bu soruları çok sık duyuyoruz. Fakat şu bir gerçek ki, ortaya çıkacak sonucun başarısını veya başarısızlığını, kulaktan dolma bilgilere dayanarak kullanılan enstrümana bağlamak doğru değil. Kökleri alırken biz follikül ünitenin deriden çıktığı noktanın etrafında 0,6-0,8 mm lik bir dairesel kesi yapıyoruz, ancak bu kesiyi derinlere çok inmeden derinin yüzeyel tabakalarında durduruyourz. Bu küçük dairesel kesiyi elimizin gücüyle yani manuel olarak yapıyorsak sağa ve sola yapacağımız ters yarım dairesel hareketleri kullanırız, mikromotor yardımı ile yapacaksak mikromotorun ucuna yerleştirilmişaynı çaptaki bir punchın motorun gücü ile sürekli dairesel hareket yapmasından faydalanırız. Her iki durumda da önemli olan kullanılan punchın çapının ince olması ve köklerin hayatiyeti için önemli olan deri altındaki tabakalara çok inilmemesidir. Mikromotor ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir önemli nokta da devir hızının yüksek olmamasıdır. Bu noktalara dikkat edildiği taktirde köklerin manuel veya mikromotor yardımlı elde edilmesi arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum. Ancak ülkemizde mikromotor kullanan kliniklerin çoğu kalın çaplı punchlar ile yüksek devirde alım gerçekleştirdikleri için donör sahada köklerin alındığı bölgede beyaz noktasal izler kalmaktadır.
Ancak unutmamak lazım ki bu; mikromotora ait bir hata değil, kalın çaplı punchlar ile yapılan alım tekniğine ait bir durumdur. Teknik ve teknolojik gelişimle beraber punchların ucunun dizaynı da değişiklik göstermektedir. Titanyum veya paslanmaz çelikten yapılabilen punchları farklı kılan; uçlarının keskinliğinin devamlılık süresidir. Titanyum uçlu punchlar daha uzun süre keskinliğini korur. Ucu dairesel olabileceği gibi girintili çıkıntılı veya ters V şeklinde 2 adet girintili de olabilir. Burada önemli olan şey şu; gereksiz kalınlıkta punchlar ile deride ve çevre köklerde travma oluşturmamak, bununla beraber çok ince punchlar ile alım yaparak da saç kökünün yaşayabilirliğini bozmamak. Geçmiş yıllarda 11 no bisturiler ile(ucu oldukça sivri ve keskindir) dikey tarzda kanallar açılırken yakın zamanda lateral slit adı verilen teknik ile yatay tarzda ve ucu sivri değil yatay keskinlikte slitler ile kanallar açılmaya başlanmıştı.Lateral slit tekniği ksımen saçların deriden çıkış açısının daha doğal olmasını sağlasa da iğne ile ekim tekniği kadar doğal bir yön ve & çıkış açısı dizaynı elde edemeyiz.

Neden Fue Tekniğini Kullanıyoruz?

  FUE; şerit yöntemi ile donör sahada kalan, çizgi şeklindeki izin insanları rahatsız etmesi sonrası “kesi yapılmadan kökler nasıl elde edilebilir?” arayışı ile ortaya çıkmıştır. FUT yani şerit yönteminde bazen saçlar kısaltıldığı zaman, bazen ise özellikle saçları dik uzanım gösterenlerde saçlar uzunken dahi gözle görülebilir bir izin ortaya çıkması kaçınılmazdır. İşte donor sahada ortaya çıkan bu iz hem görsel olarak hem de sağlık açısından insanları rahatsız etmiş, böylece FUE tekniğine olan ilgi hergeçen gün artmıştır. Biz bugün sadece FUE tekniğini kullanarak saç ekimi operasyonunu gerçekleştiriyoruz. FUE yöntemi ilk bulunduğu yıllarda ; uzun sürmesi, zor olması, tecrübesiz ellerde köklerin saçlı deriden tam olarak çıkarılamaması, pahalı olması gibi nedenlerden dolayı pek kabul görmedi. Gene FUE metodunun erken dönemde pek kabul görmemesinin nedeni; kalın çapta punchlar ile köklerin elde edilmesi sonucu donör saha da saçlar kısaltıldığında göze çarpan noktasal izlerdi. Son 5 yılda ise teknolojik gelişim ve tecrübe artışı, köklerin yerinden çıkarılmasını sağlayan punch çaplarının daha da incelmesini, aşılamayan bazı dezavantajların ortadan kalmasını sağladı. Mikromotor yardımlı punchlar ile alım süresinde kısalmalar oldu, “1 cm2 den maksimum kaç kök, hangi çapta punch ile elde edilirse izin kalmayacağı” belirlendi.Fakat nasıl ki her metod ilk çıktığı anda yanlış anlaşılıp detayları gözden kaçırılarak uygulanmaya başlanıyorsa, FUE metodu da gördüğü aşırı ilgiden olsa gerek, gerek köklerin alımı sırasında kullanılan kaba tekniğin gerekse köklerin ekimi sırasında kullanılan oldukça eski ekim tekniklerinin çok sayıda başarısız sonuçların doğmasına neden oldu. Hala bugün “saç ekim merkezi” adı altında bir çok merkez FUE yöntemini kullanarak , ancak yanlış hasta seçimi, yanlış planlama ve yanlış teknik ile bir çok mutsuz insan ile tanışmamıza neden oluyor. Şunu rahatlıkla belirtmeliyim ki;herkes saç ekimi yaptırabilir ancak , kişileri mutlu edecek sonuçlar herkes için farklıdır. Ama sonucu başarılı kılan şey; kişinin mutluluğudur. Bu yüzden ben hastalarıma olabildiğince kendi sonuçlarına yakın hastaların operasyon sonuçlarını göstermeye çalışıyorum. Ayrıca kendisine saç ekimi gerçekleştirdiğim bir arkadaşının sonucunu görüp etkilenen ve bana saç ekimi için başvuran birisine daha dikkatli yaklaşmayı tercih ediyor ve herkesin saç köklerinin ve bu saç kökleri ile elde edilecek sonucun farklı farklı olabileceğini izah ediyorum.

Sac Ekimi ciddi bir istir; Mağdur olmayın !

Saç ekimi , son 10 yıllık süreç içinde teknik açıdan hızlı bir gelişim göstermiş olsa da, hala cerrahi işlemin standartizasyonu(teknik açıdan, tıbbi ve etik açıdan) yönünden bir çok sorunun var olduğunu görüyoruz.Bununla birlikte Plastik Cerrahi Uzmanı olmayanların, hatta hekim olmayan kişilerin bu prosedürü uygulamaya çalışmaları oldukça kötü neticelerin ortaya çıkmasına ve toplumda saç ekimine karşı ön yargıların oluşmasına neden olmuştur. Saç ekiminin tamamıyla bir estetik cerrahi operasyonu olduğu bilincinde olan hastaların, bu operasyonu gerçekleştirmek için plastik cerrahi uzmanlarına başvurduklarını ve “operasyonu bizzat siz mi gerçekleştireceksiniz?” sorusunu yönelttiklerini görüyoruz. Saç cerrahisinde strip metodunun tek seçenek olduğu geçmiş yıllarda, cerrahın, saç köklerini aldıktan sonra esas önemli olan ekim işlemini yardımcı personele yaptırmaları elde edilen sonuçların yetersiz kalmasına ve toplumda “çim adam” diye tarbir edilen sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Saç ekimi; bir Estetik Cerrahi operasyonudur ve de bir Plastik Cerrahi tarafindan yapılmalıdır!

Bana hemen her gün , daha önce başka merkezlerde saç ekimi operasyonu geçirmiş ancak sonuçtan memnun olmayan hastalar başvuruyor. Bu hastaların geçmişteki operasyon öykülerine baktığımızda; saç çizgisi planlamasından, köklerin alım ve ekim işlemine kadar bir çok noktadaki yanlışlığın ; gerek planlama gerek se cerrahi işlemin bizzat bir plastik cerrah tarafından gerçekleştirilmediğinden kaynaklandığını görürüz.

Saç Ekiminizi Kim Gerçekleştirecek?

Saç ekiminizi bir plastik cerrahi uzmanı, asistan/asistanları yardımıyla gerçekleştirecektir. Saç ekimi aslında bir ameliyattır, bu nedenden dolayı ameliyatınızı kimin gerçekleştireceği konusunda dikkatli olun!

Bize saç ekimi için başvuran hastalardan sıklıkla duyduğumuz soruların başında “doğal görünümlü saçlara kavuşacak mıyım?” “çim adam diye tabir edilen görüntünün ortaya çıkmasından korkuyorum“ geliyor. Bunların oldukça haklı sorular ve istekler olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki hastalarımızda bu korkuya ve ön yargıların oluşmasına yol açan nedenler ne olabilir. Özellikle denetim açısından yetersiz  olan ülkelerde saç ekimini sadece “deride açılmış delikler içerisine kök yerleştirme” şeklinde gören ve bu yönde operasyon yapan bir çok klinik mevcut ve bu klinikler toplum içerisinde ayaklı anti-propaganda görevi gören hastaların ve kötü sonuçların ortaya çıkmasına neden oluyor. Özellikle sağlık turizmi adı altında oldukça ucuz saç ekimi yapan , hatta 1 günde aynı anda birden fazla saç ekimi gerçekleştiren, mümkün olmayacak kadar yüksek sayıda saç kökü naklettiklerini , söyleyen bırakın plastik cerrahi uzmanı olmamayı, doktor dahi olmayan kimselere itibar etmeyiniz.

Sac Ekimi ile Dogala en yakin neticeyi elde etmek icin neler yapiyoruz?

 Bir saç ekimi operasyonunun başarısını dolayısıyla doğala en yakın neticenin elde edilmesini sağlayacak birkaç faktör vardır;
1. Köklerin alım tekniğine ait faktörler:
 Saç köklerinin alımının, oldukça kalın uçlu punchlar ile yapılması kalın çapta follikül ünitelerin elde edilmesine neden olur.Yani 2 veya 3 adet saç içeren follikül ünitelerin etrafında kendi çapının 3-4 katı kalınlığında deri parçasının bulunması ekim sırasında da geniş kanalların açılmasını zorunlu kılar. Aksi taktirde kalın bir çaplı bir follikül ünite küçük bir kanala yerleştirilirken travmaya uğrayabilir. Kalın çapta bir kanalın ise iyileşirken çekilme(kontraksiyon) yaparak iyileşmesi saçlar çıktığı zaman dip kısımlarının rahatsız edici bir görüntü(çukur şeklinde) almasına neden olur.Küçük çapta follikül ünite demek; küçük çapta kanal o da; hızlı iyileşme demektir. Bu güne kadar; kalın ve etrafında fazlaca derinin kaldığı folllikül ünitelerin beslenmesinin ve yaşayabilirliğinin daha iyi olduğu savunulmuş olsa da saç köklerinin tutmasıve büyümesi için gerekli şeyler -ileri ki bölümlerde de daha detaylı anlatılacağıüzere-; köklerin dış ortamda uzun süre beklemeden nakledilmesi ve alım sırasında köklerin yeniden büyüyüp çıkması için gerekli olan kök hücrelerinin de içinde bulunduğu“bulge” bölgesinin korunmasıdır. Son zamanlarda tartışılan konulardan biri de köklerin alımının, elle mi yoksa mikromotorla mı yapılmasıdır. Kökleri alırken biz follikül ünitenin deriden çıktığı noktanın etrafında 0,6-0,8 mm lik bir dairesel kesi yapıyoruz, ancak bu kesiyi derinlere çok inmeden derinin yüzeyel tabakalarında durduruyoruz.
Bu küçük dairesel kesiyi elimizin gücüyle yani manuel olarak yapıyorsak sağa ve sola yapacağımız ters yarım dairesel hareketleri kullanırız, mikromotor yardımıile yapacaksak mikromotorun ucuna yerleştirilmiş aynı çaptaki bir punchın motorun gücü ile sürekli dairesel hareket yapmasından faydalanırız. Her iki durumda da önemli olan; kullanılan punchın çapının ince olması ve köklerin hayatiyeti için önemli olan deri altındaki tabakalara çok inilmemesidir. Mikromotor ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir önemli nokta da devir hızının yüksek olmamasıdır. Bu noktalara dikkat edildiği taktirde köklerin manuel veya mikromotor yardımlı elde edilmesi arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum. Ancak ülkemizde mikromotor kullanan kliniklerin çoğu kalın çaplı punchlar ile yüksek devirde alım gerçekleştirdikleri için donör sahada köklerin alındığı bölgede beyaz noktasal izler kalmaktadır.Ancak unutmamak lazım ki bu; mikromotora ait bir hata değil, kalın çaplı punchların yüksek devirde dönerek yaptığı alım tekniğine ait bir durumdur.
2. Ekim tekniğine ait faktörler:
 Ekim tekniğinde, saçların ekim yönü ve deriden çıkış açısı kişiye özel oluşturulmalıdır. Özellikle ekim yapılacak bölgede ince tüysü saçlara sahip olanlarda bu tüysü saçların yol göstermesiyle ekim açısı ve yönü daha kolay ve orjinale en yakın şekilde oluşturulabilir.Kökleri deri içerisine yerleştirdiğimiz iğneler kökün çapıyla aynı veya biraz daha ince olmalı ve simultan olarak kanal açılıp aynı anda kök kanal içine yerleştirilmelidir.Bisturi veya jiletten elde edilen ucu yatay keskin slitler ile açılan kanallar, saç köklerinin istenilen açıda deri içerisine yerleşmesini tam olarak sağlayamaz.Bu da, tekdüze, her bölgede aynı açıda ve yönde saçların(kökler genelikle deriye dik açıda çıkar) çıkmasına neden olup halk arasında “çim adam” diye tarif edilen görüntünün oluşmasına yol açar.Tecrübesiz ekiplerce yapılan slit tekniklerinde ise saç kökleri oldukça farklı çaıda ve yönlerde çıkar. İğne ile yapılan ekim tekniğinde ise köklere herhangi bir temas olmadan kök yerleştirildikten hemen sonra kapanacak kadar küçük kanallar açılır.Kanal herhangi bir kesi yapmadan açıldığı için ve oldukça dar olduğu için, içine yerleştirilen saç kökünü bir nevi hapseder ve hangi açıda ve yönde ekim yapıldıysa onu korur.Ayrıca kanalın oldukça ince uçta iğneler ile açılması derideki travma miktarını azalttığından operasyon sonrası iyileşme süreci hızlıca tamamlanır. 1 cm2 içine yüksek sayıda kök nakletmek istiyorsak zaten oldukça küçük kanallar açmalıyız. Aksi taktirde büyük ve birbirine çok yakın açılmış kanallar o bölgedeki derinin beslenmesini de bozar.
3. Saç çizgisinin dizaynına ait faktörler:
 Saç çizgisini dizayn ederken estetik bakış açımızı, sanatçı kişiliğimizi, kişiye ait yüz anatomik özelliklerini ve yaş faktörünü gözönünde bulundurmak zorundayız.Hemen şunu belirtmeliyim , ben bir estetik cerrah olarak uzaktan gördüğüm bir kişinin saç ekimi yaptırıp yaptırmadığını saç çizgisinden anlayabiliyorum.
Saç ekimi yapan kliniklerin bir çoğunun üzerinde durmadığı önemli bir nokta var: saçlarımız her iki favori bölgesi arasında farklı şekilde parçalardan oluşarak uzanım gösteren , dökülme evresinde ise belli oranlarda bir bütün halinde gerileme ve açılma gösteren özelliğe sahiptir.
Norwood 3 sınıfında bir saç dökülmesine sahip kişide saç çizgisini oldukça önlere taşıyıp, şakak bölgesindeki üçgen şeklindeki çıkıntıyı oluşturmazsak , orantısız ve dengesiz bir saç çizgisi oluşturmuş oluruz.Eğer; ileri yaşta ve dökülme paterni oldukça ilerlemiş birine saç ekimi yapacak isek, saç çizgisini oldukça konservatif planlayıp daha üst bölgelerden başlamak, saç girintilerini ise olabildiğince boş bırakmak gerekir ki doğala en yakın neticeyi elde edebilelim.
 Bir yüzün çekiciliğini belirleyen 3 nokta vardır; SİMETRİ – DENGE – ORAN. Davinci’nin altın oranlarına göre ideal yüz; yatay olarak 3 eşit parçaya bölünebilmelidir.
 Erkeklerde doğru saç çizgisi dizaynı için dikkat edilmesi gereken noktalar;
* ön saç çizgisinin bitiş noktası-apex gözümüzün dış kenarından dikey çıkan çizginin tam üzerinde olmalıdır.
* apex yuvarlak geçişli olmamalıdır.Bu neredeyse hergün sokakta gördüğümüz ve karşıdan gelirken dahi saç ekimi yaptırdığını anladığımız kişilerin saç çizgisinde yapılan bir yanlıştır.
* saç çizgisi önden bakıldığında tabanı geniş bir U şeklinde olmalı
* saç çizgisi yandan bakıldığında ise yatay bir hat şeklinde görülmelidir.
* yandan bakıldığında şakak bölgesi ile iyi bir uyum elde etmek istiyorsak apexin şakak bölgesine doğru devamlılığı ile üçgen bir girinti oluşmalıdır.
Ben, özellikle geniş açıklığı olanlarda, tercihen saç çizgisini çok aşağı yerleşimli değil de daha konservatif dizayn ediyor, bununla birlikte saçların da daha yoğun ve sık bir şekilde nakledilmesini sağlıyorum. Çünkü saç çizgisinin 1 cm kadar aşağı çekilmesi ekim yapılacak alanı 8 cm2 kadar büyütür, yani en az 400-500 ek grefte ihtiyaç doğurtur.

Saç Ekimi Konforlu Bir Operasyon mudur?

 Cildimiz farklı duyulara karşı farklı sinir resptörleri içerir(dokunma, ağrı, ısı duyuları gibi) . Lokal anestezik maddeler ağrı duyusunu tamamen ortadan kaldırır. Bununla birlikte aynı anda tek bir duyu hissi algılanabildiğinden, lokal anestezi sırasında iğnenin acısını da ortadan kaldırmak için basınç veya ısı duyusu oluşturduğumuzda ağrı duyusu iletilemeyeceğinden anestezi süreci de konforlu bir şekilde atlatılır. Bu yüzden biz lokal anestezi sırasında iğne acısını da ortadan kaldırmak için anestezi yapılmadan hemen önce o bölgeye titreşimli masaj ve buz uygulayarak ağrı duyusunun beyne iletilmesini engellemiş oluyoruz.Ayrıca kullandığımız iğne uçlarının oldukça ince çapta olmasını tercih ediyoruz.FUE iki aşamalı bir sürece sahiptir. 1. aşamada yüz üstü yatış pozisyonunda kökler donör sahadan alınır, 2. aşamada ise sırt üstü ve yan yatış pozisyonlarında ekim gerçekleştirilir. Sanılanın aksine FUE, “gazete – kitap okuyup çayınızı yudumlarken”gerçekleştirilen bir işlem değildir. Ancak bununla birlikte işlem süresince hasta konforunun olabildiğince sağlanabilmesi için için çaba gösteriyoruz. Klasik cerrahi bilgilerimiz ışığında şunu söyleyebiliriz; deride ne kadar az travma oluşturursak derinin iyileşme yanıtı da o kadar iyi olacaktır. Dolayısıyla mikrocerrahi teknikler kullanarak, gerek kökleri alırken küçük çaplı punchların kullanılması, gerekse ekim sırasında ince uçlu aletlerin kullanılması iyileşme sürecini kısaltacak, çok erken dönemde iş ve sosyal hayata dönmenizi sağlayacaktır. Ayrıca derinin fazla yaralanmaması operasyonun hemen sonrasında geceyi de rahat ve ağrısız(ya da sadece 1 adet ağızdan ağrı kesiciyle rahatlanılan) geçirmenizi sağlayacaktır.

Lokal anestezi sırasında işlem uzun olarak planlandıysa, uzun etkili lokal anestezik maddeleri tercih ediyoruz. Derinin adrenalinli serum enjeksiyonu ile geçici olarak kanlanmasının azaltılması, hem cerrah olarak bizim rahat çalışmamızı sağlayacak hem de operasyon sonrasında daha az kabuklanma ve hızlı iyileşmeye imkan tanıyacaktır.

Saç Ekimi Operasyonu Öncesi ve Sonrası Dönem Sizi Neler Bekliyor?

Operasyon en az 15 gün önce aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların ve kullanıyorsanız vitamin grubu ilaçların kesilmesi gerekmektedir. Daha önce geçirilmiş veya şuan var olan hastalıklarınız ile doktorunuza bilgi vermelisiniz.
Alkol ve sigara kullanım miktarınızı mutlaka belirtmeniz gerekir. Operasyon öncesinde şampuan ile saçınızıyıkayınız, ek bir saç bakım ürünü kullanmayınız. Kullandığımız tekniğin bir avantajıolarak operasyon sonrasında( başınızda spor bir şapka olmak şartıyla) normal hayatınıza devam edebilirsiniz.

Kıyafet olarak özellikle boğazlı olmayan bir giysi veya rahat giyip çıkarabileceğiniz bir gömlek yada tişört ile gelmenizi öneririz. Operasyon sonrası kullanılmak üzere günlük yaşamda da kullanabileceğiniz bir spor şapka ile geliniz.

Saç ekimi operasyonu sonrasında şu talimatlara uymanız iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

•Doktorunuz tarafından önerilen medikal tedaviye mutlaka uyunuz.
•Operasyon sonrasında ağır işlerden , spor ve cinsel aktiviteden ekim süreci boyunca kaçınınız, ancak yıkama peryodununun 5. gününden itibaren normal hayata dönebilirsiniz.
•İlk 1 haftalık dönem içerisinde mümkünse sigara kullanmamanızı , ilaçlar ile etkileşimi olabileceğinden alkol kullanımını terk etmenizi öneririz.

Kullandığımız ekim tekniği klasik ekim tekniklerinden farklı(birbirini takip eden günlerde , her gün ortalama 1500 greft nakledildiği için ) olduğundan ekim yapılmış bölgenin yıkama süreci başlayana kadar serum fizyolojik ile ıslatılmasını öneriyoruz.

Ekim işleminin tamamlanması itibariyle 48 saat sonra yıkama peryodu başlayacaktır.

Yıkama işlemi şu şekilde yapılmalıdır: Ekim yapılmış bölgeye Bepanthol losyon sürülerek 1 saat kadar beklenmeli ve ekim bölgesindeki kabukların yumuşaması sağlanmalıdır. Önerilen bir şampuan ile ise bu bölgenin köpürtülerek kabuklardan arınması sağlanmalıdır.Yıkama sırasında oldukça hassas dokunuşlar ile losyonun ve şampuanın su ile giderilmesi sağlanabilir ancak unutmamak lazım ki kabuklar 1. haftaya kadar aşamalı olarak temizlenecektir. Kabuklar döküldükten sonra ortaya çıkan sonuç kısmen elde etmeyi hedeflediğimi yansıtabilir . Tarafımızca, ilave medikal tedavi başlanır ise(minoxil sprey % 5 veya propecia 1 mg tb gibi) bu tedaviye önerilen süre boyunca devam etmeniz gerekecektir. Çünkü saç kökleri yaklaşık 0,5 cm kadar uzama gösterir. Ancak 3-4. haftadan sonra büyük bir bölümünde ortaya çıkacak şok dökülme olması da beklenen bir durumdur.4-5. aylardan itibaren saçların uzama sürecini gözle görmeye başlarsınız ancak 7-8. aylarda sizi tatmin edecek sonucu elde edersiniz. Saçların tam olarak çıkıp olgunlaşması ve taranır-şekil alır hale dönüşmesi 1. yılın sonunu bulabilir. Başarısız saç ekimi sonuçlarının düzeltilmesi unutmamak lazım ki, saç ekimi ülkemizde ve tüm dünyada çok yoğun biçimde talep gören ve uygulanan bir prosedürdür.

Ancak bu kadar yüksek bir talebin olması, denetleme mekanizmalarının tam anlamıyla işlememesi, bu konuda suistimallerin de ortaya çıkmasına, saç ekimi operasyonunun cerrahi bir işlem halinden çıkarılarak ticari bir kazanç yolu haline dönüşmesine neden olmuştur. Bu nedenle saç ekimi mağdurları diye adlandırabileceğimiz sayısız insanla toplumda karşı karşıya gelmek ne yazık ki olağan bir durumdur. Biz, saç ekimine ait oluşan yanlış bakış açısının, gene çevremizde var olan ancak doğal görünümlerinden dolayı anlayamadığımız saç ekimi sonuçlarıyla değişebileceği, doğruların ve yanlışların insanlar ile paylaşıldıkça net olarak anlaşılacağı görüşündeyiz. Bununla birlikte saç ekimi sonrası toplumsal hayattan uzaklaşacak kadar büyük psikolojik sıkıntı çekenlere ise tıbbi olarak destek olma adına elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Başarısız saç ekimi geçirmiş kişiler bize şu durumlarda başvurabiliyor:
*yanlış dizayn edilmiş saç çizgisi
*köklerin deriye dik açı ile ekilmiş olması(çim adam diye tariflenen durum)
*köklerin geniş aralıklar ile nakledilmesi-seyrek görünüm
*slit tekniği ile geniş ve kalın uçlu aletler ile kanalların açılması ve bu kanalların iyileşirken saç köklerinde çukur görünüme neden olması.